Transformal Nefes

Nefes almak basit ve doğal bir eylem olması gerektiği halde çoğumuz yanlış nefes alıyoruz ve bu yanlışlığı o kadar uzun süredir yapıyoruz. Nefes aldığımızı zannediyoruz ama esasında tek yaptığımız nefesi içimizde tutmak: bilhassa karınlarını içerisine çekip durmayı alışkanlık durumuna getiren kadınlarda doğal nefes alıp verme işlemi tamamen bozuluyor. Kısaca, yanlış nefes alarak nefesin vücudumuza vereceği pek çok iyilikten mahrum olmuş oluyoruz!

Doğru Nefes Almanın Önemi

Nefes almak doğal ve otomatik bir dürtüdür. Farkında olmasak da nefes alırız. O halde nasıl nefes alınması gerektiğini öğrenmek saçma gelebilir. Ancak, alışkanlıklar vakit içerisinde ve farkında olmadan doğru nefes almayı kişiye unutturabilir! Örneğin doğru nefes almayı önleyen duruşları alışkanlık durumuna getirdiğimizde kısa nefesler akciğerin maksimum kapasiteyle çalışmasını önleyebilir. Bundan başka yaşadığımız sosyal koşullar sağlığımız ve solunum sistemimiz için tam olarak ideal olmayabilir.
Doğru nefes aldığımızda, Vücudumuza ve organlarımıza yaşamlarını sürdürebilmeleri için gereksinim duydukları oksijenin sağlanmasının yanında, Vücuttan atılması gereken atık ve toksinlerden de kolayca kurtuluruz.
Oksijen vücudun ana ihtiyacıdır. İç organların, bezlerin, sinir sistemi ve beynin çalışması için elzemdir. Besin olmadan birkaç hafta, su olmadan birkaç gün yaşanabilir ama oksijen olmadan birkaç dakikadan fazla yaşanamaz.
Beynin diğer organlara oranla daha fazla oksijene gereksinimi vardır. Yeterli oksijen almazsa zihinsel bulanıklık, olumsuz düşünce, depresyon ve peşinden işitme ve görme bozuklukları başlar. Yaşlılar ve damar tıkanıklığı olanlar beyinlerine yeterli oksijen gitmediğinden genellikle olumsuz ve depresif olur. Akut bir dolaşım bozukluğunun kalbe giden oksijeni durdurması kalp krizi, beyne giden oksijeni durdurması da beyin kanamasına yol açar. Yetersiz oksijen almanın yaratabileceği rahatsızlık ve hastalıkların listesi uzun: Sonuç olarak oksijen “kaliteli ve sağlıklı” bir yaşam için çok önemli ve gerekli!
Özellikle oturarak çalışan insanların devamlı yorgun hissetmeleri, sinirli ve verimsiz olmalarının ana sebeplerinden biri yetersiz oksijendir. Uyku düzenlerinde de problem yaşarlar ve dolayısıyla güne kötü başlarlar. Fasit döngüde bağışıklık sistemleri de zayıflar ve problemler artarak devam eder. Doğru nefes almak bütün bu problemleri ortadan kaldırabileceği ve bu nedenle hayat kalitesiyle paralel olarak başarıyı da artıracağı için mühimdir.
Canlılık ve gençliğin ana sırlarından biri temiz kan dolaşımıdır. Bunu elde etmenin en kolay yolu da soluduğumuz havada saklıdır. Doğru nefes alarak vücudun bütün organlarının doğru beslenmesini sağlayacak ve verimlilik sürelerini artıracak; bu arada daha sağlıklı bir cilde de kavuşacaksınız. Kısaca doğru nefes almak gençleşme sürecinizi başlatacaktır.

Nefes alırken nerede yanlış yapıyoruz?

Nefesimiz fazla sık ve fazla sığ! yeterince oksijen almıyor ve yeterince karbon dioksit vermiyoruz. Sonuçta vücutlarımız oksijene aç ve fazla toksinle yüklü! vücuttaki her hücrenin oksijene gereksinimi vardır ve canlılık seviyemiz bütün hücrelerimizin sağlıklı olmalarıyla direkt ilişkilidir.
Sığ nefes alıp vermek akciğerlerin yeterince çalışmamasına sebep olur. Sonuç olarak bazı işlevlerini kaybederek cansızlığı artırır, yaşlanmayı hızlandırır, bağışıklık sistemini bozar. Örneğin fil gibi yavaş nefes alıp veren hayvanların ömürleri daha uzundur. Daha yavaş ve daha derin nefes alıp vermemiz gerekmektedir.

UYARI: Paylaştığımız hiçbir bilgi tedavi amacı taşımamaktadır. Web sayfamızda ve e-postalar ile verilen bilgiler ve merkezimizde sunduğumuz çalışmalar bilgilendirme amaçlı olup; tıbbi danışmanlık yerine geçmez. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren durumda lütfen bir tıp doktoruna veya resmi yetkili bir uzmana danışınız.

Merhaba, Ben Esra Özgüven Ahıskalı.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji (Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji) bölümünden mezun oldum. Uluslararası bir ilaç firmasında satış ve pazarlama departmanlarında farklı pozisyonlarda görev yaptım. Halen aynı firmada ürün uzmanı olarak çalışmaktayım.

 

Kendimi ve hayatı daha iyi anlamak amacıyla, Biyoloji eğitimimin üzerine Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsü’nden Psikodrama eğitimi aldım.

 

2015 yılında bir doktor arkadaşımın önerisiyle Transformal Nefes Tekniği ile tanıştım ve o günden sonra nefes hep hayatımın baş köşesinde yer aldı. Bireysel nefes seansları ve grup çalışmalarına katıldım. Nefesin dönüştürücü ve iyileştirici etkisini önce kendi yaşamımda deneyimledim.

 

Başkalarının da bu mucize teknikle tanışmasına, yaşamlarını değiştirmelerine ve dönüştürmelerine ve gerçek benlikleriyle buluşmalarına aracılık etmek amacıyla  eğitim alarak Transformal Nefes Koçu oldum.

 

Sizler de bu güçlü şifa tekniğiyle tanışmak, yaşamınızı değiştirmek ve dönüştürmek isterseniz gelin tanışalım.

 

Sevgiler