BİOREZONANS

Biorezonans İle Sağlığınıza Kavuşabilirsiniz

Biorezonans Nedir…

Biorezonans, 400’e yakın hastalık üzerinde Avrupa ve Amerika’da da yıllardır uygulanan ve hastalığa neden olan gerçek sorunu tespit ettikten sonra kişiyi bütünsel olarak ele alıp buna göre frekans tedavisi yapan bir terapi şeklidir. Başarısı da, gerçek sorunu belirleyip, ağrısız ve acısız kişiye özel bütüncül bir tedaviyi uygulamasından kaynaklanmaktadır.
Vücudumuz elektromanyetik frekanslara sahip bir sistemdir. Vücudumuzun her organının belirli bir frekansı vardır ve bu frekanslar, dışarıdan gelen negatif etkilere maruz kaldığında hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Hastalıkların tedavisinde her ne kadar ilaçlı ya da ameliyat tedavisi yapılsa da, bazı hastalıkları iyileştirmenin zorlukları ile karşılaşılabilmektedir..
Elektromanyetik frekans nedir?
Vücudumuzun tüm organlarının yaydığı bir elektromanyetik frekans vardır, tıpkı makineler gibi… Bir televizyonun yaydığı dalganın şiddeti 5 GHz ise, organlarımız, hücrelerimiz ve dokularımızın frekansları bunun 100’de 1’i kadar olabilir. Ama sonuçta her insanın bünyesinde kendine özgü aralıklarda yayılan bir frekans vardır.

Biorezonans nedir ? Ne işe yarar ?

Hastalıklı dokulara yaydıklarının tam aksi yönde frekans yollayarak bu hastalıklara karşı savaşma yöntemine biorezonans tedavisi diyoruz. Batıda yaygın olarak bilinen, ülkemizde ise yeni tanınmakta olan biorezonans tedavisi;  ağrısız, acısız ve yan etkisiz bir yöntemdir. Yaş ve cinsiyet bağımsız olmak üzere herkese, hatta bebeklere, çocuklara ve hamilelere de uygulanabilir.

Biorezonans pek çok hastalığa umut ışığı oluyor…

Hangi amaçlarla kullanılmaktadır ?

Biorezonans hastalıkların tedavisi için kullanılır. Her hastalık için umut olabilir. Şimdiye dek aralarında kanser, fıtık, çölyak, alerji ve obezitenin de bulunduğu 400’ü aşkın hastalığın tedavisinde başarılı sonuç verebildiği kanıtlanmış durumdadır. Cilt kırışıklığından tutun da kabızlığa, reflüden depresyona, menopozdan prostata birçok farklı hastalıklar için de biorezonans tedavisi umut olabiliyor.

Ayrıca, pek çok sağlık sorununa davetiye çıkartan elektromanyetik kirlilik de bu yöntemle temizlenebilir. Elektromanyetik kirlilik şehir yaşamı içinde her gün vücudumuza fazladan yüklenen cep telefonu, kablosuz internet, metro, hatta fırın, saç kurutma makinesi gibi ev aletlerinden kaynaklı olabilir. Vücudumuzun fizyolojik frekans aralığı ortalama 10 Hz’dir. Şehir yaşamında yüklenilen ise GHz’lere çıkıyor. Vücudumuzun kaldıramayacağı kadar elektromanyetik kirlilik bir süre sonra bizim hücrelerimizi bozar. Hücresel stres yaratır. Bağışıklık sistemimize zarar verir ve farkına varmadığımız birçok hastalığın tetikleyicisi olur. Biorezonans tedavisiyle sonucu kansere kadar uzanan bu hücresel stresi ortadan kaldırabiliyoruz.
Diğer taraftan, Biorezonans kullanılarak yöneticiler ve sporcular performanslarını doruğa çıkartarak, başarıdan başarıya ilerleyebilirler. Buna Peak Performans (Doruk Performans) adı veriliyor. Zihnin kontrol edilerek, yüksek verimde çalışılması ve kolayca odaklanılması sonucunda beynin potansiyelini en yüksek seviyeye çıkarmayı içeren Peak Performans eğitimi psikolojik baskı altında ve çok yoğun çalışan yöneticiler ve sporcularda mucizeler yaratıyor.

Biorezonans Tıbba rakip değil, onu destekleyen yardımcı bir yöntemdir !

Biorezonans bir tedavi şekli midir ?

Evet bir tedavi şeklidir. Tıpta kesin çözüm demek çok da doğru değildir. Ancak biorezonans tedavisi ile başarılı sonuçlar alındığı kanıtlanmış durumdadır.
Biorezonans klasik tıbba rakip olarak görülmemelidir. Onu destekleyen yardımcı bir yöntem, bir alternatif tıp yaklaşımı olarak değerlendirilmelidir. Terapiler hastalık grubuna göre haftada 2 ila 15 günde 1 aralığında tekrarlanmakta ve ortalama 1,5 saat sürmektedir. Terapiler bittikten sonra üç ayda bir kontroller ile hastalar takip edilmektedir.

Biorezonansın tedavi mekanizması nasıldır ?

Biorezonans tedavisine anamnez (yani hastayla ilgili ön bilgi edinme süreci) ile başlıyoruz.hem genetik kaynaklı, hem de çevresel faktörlerden kaynaklı hastalıkları araştırıyoruz. Bazen hastanın şikayet ettiği konu bardağı taşıran son damla olabiliyor, biz bardağı dolduranın da ne olduğunu araştırıyoruz. Ve bunun için de çözüm arıyoruz.

Hangi hastalıkların tedavisinde etkin bir şekilde kullanılıyor ?

Şimdiye dek aralarında kanser, fıtık, çölyak, alerji ve obezitenin de bulunduğu 400’ü aşkın hastalığın tedavisinde başarılı sonuç verebildiği kanıtlanmış durumdadır. Cilt kırışıklığından tutun da kabızlığa, reflüden depresyona, menopozdan prostata birçok farklı hastalıklar için de biorezonans tedavisi umut olabiliyor.

Alerjiler, Biorezonans tedavisi ile % 90 oranında tedavi edilebiliyor…

Alerjinin kolaylıkla tedavi edilmediği söyleniyor, bu tedavi edilebilen bir hastalık mıdır ?

Alerji biorezonans ile tedavi edilebilen bir hastalıktır. Klasik tıpta alerji tedavisinde başarı oranı yüzde 0 iken, biorezonans tedavisinde bu oran yüzde 90’ın üzerindedir. Avrupa ve Amerika’da 30 yıldır uygulanan, Türkiye’de ise yeni tanınmaya başlanan biorezonans tedavisinin;  egzama, astım, saman nezlesi, çölyak, besin-bahar ve toz alerjilerinin giderilmesinde yüzde 90’ın üzerinde başarılı sonuç verdiği binlerce vaka ile kanıtlanmıştır.

Kaç seansta hastalık frekansı nötrleştiriliyor ?

Birçok hastalığı üç ayda tedavi etmek mümkündür…

Tedavimiz, biorezonansın temeli olan hastalıklı hücrelere yaydıklarının tam aksi yönde frekans yollayarak olumsuzlukları nötrleştirmeye dayanıyor. Haftada bir kez, yaklaşık bir saat süren seanslar sonunda ortalama 10 – 12 hafta içinde iyileşme sağlanıyor.

Biorezonans, bağışıklık sisteminizi güçlendirir !!!

Biorezonansta kullandığımız temel veri, hücrenin etrafına yaydığı frekanslardır. Tıpkı parmak izi gibi tüm hücrelerin biofiziksel frekans kodu da farklıdır. Dolayısıyla kanser hücrelerinin frekansları da farklı bir koda sahiptir. Biz biorezonans tedavisi yaparken kanser hücresinin frekansını ters çevirip verdiğimizde, sadece kanser hücreleri etkileniyor. Tamamen hedefe yönelik bir tedavi yapabiliyoruz. Bu çok önemlidir. Ters çevirip gönderdiğiniz frekans sadece hastalıklı  hücreyle çakışıyor ve onu nötrleştiriyor. Böylece hastalıklı hücrelerin yaydığı frekansın tam tersi yönde bir frekans yollayarak hastalığın ortadan kalkmasını sağlayabiliyoruz.

Biorezonans tedavisi klasik tıpla birlikte rahatlıkla uygulanabilinir. Birbirine negatif etki oluşturmaz, aksine birbirine sinerji yaratabilir

Erken tedavi ve yüksek moral, hastalığın iyileşmesinde son derece etkilidir.

Biorezonans hastalığın evresi ve hastanın psikolojisi tedaviyi etkiliyor mu?

Hastalığın evresi ve hastanın psikolojisi tedaviyi etkiler. Yüksek moral ve erken tedaviye başlama başarı şansını yükseltir. Hastaların moralini yüksek tutmak için ağrısız, acısız, yan etkisiz, konforlu, doğal bir tedavi yöntemi olan biorezonans biçilmiş kaftandır. Hastalar bu metot sayesinde yüksek moralle tedavilerine devam edebilmektedirler. Ben de hekim olarak hastalarım ile çok iyi bir diyalog geliştirmeyi son derece önemsiyor ve ekibime de bunu uygulatıyorum.

Biorezonans, hastayı bir bütün olarak ele alır ve tedavi kişiye özgü yapılır.

Biorezonans ile yapılan tedaviden sonra nelere dikkat etmek gerekiyor ?

Biorezonans tedavisi; ağrısız, acısız ve yan etkisiz, doğal bir yöntem olduğundan tedaviden sonra dikkat edilmesi gereken olumsuz bir yön yoktur. Tedavi bittikten sonra üç ayda bir kontroller ile hastalar takip edilmektedir.

Bağışıklık sisteminizi Biorezonans ile güçlendirebilirsiniz…

Bağışıklık sistemini kişi hasta olmasa bile güçlendirmek gerekir mi ? Bunun için nasıl bir yol izlenebilir ?

Bağışıklık sistemini kişi hasta olmasa bile güçlendirmek gerekir. Bağışıklık sistemini yoran unsurların vücuttan temizlenmesi için biorezonans metodundan yararlanılabilinir.

Bağışıklık sistemini güçsüz düşüren bazı etkenler dengesiz beslenme, radyasyon, stres, farkında olunmayan alerjiler, sigara, alkol, hareketsizlik, hava kirliliği, gıda katkı maddeleri, vücuda kimyasal alımı olarak sıralanabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için bu unsurların mümkünse ortadan kaldırılması, değilse en aza indirgenmesi gerekir.

Öncelikle yaşam şeklimiz ve beslenme alışkanlıklarımıza bakarak bağışıklık sistemimizi nelerin yorduğunu tespit edelim. Birçok basit önlem alarak, toplamda sağlığımız için büyük ve önemli bir adım atmış olabiliriz. Örneğin saç kurutma makinesi yerine saçımızı doğal olarak kurumaya bırakmak, yoğurdu evde mayalamak, asansör yerine merdiven tercih etmek, karanlıkta uyumak, cep telefonuna kulaklık takmak gibi çok basit ve pratik önlemler alabiliriz. Bunlar bize küçük çabalar gibi görünse de, bağışıklık sistemimizi yoran ne kadar çok unsuru azaltabilirsek kendimize o kadar iyilik yapmış oluruz.

Herkes için geçerli olan, bağışıklık sistemini güçlendirmek için yaşamdan çıkarılması gereken 10 madde ise  şöyledir ; 

Şeker : Şeker tüketimini ‘neredeyse hiç’e indirerek vücudunuzun mineral dengesini koruyabilir, bağışıklık sisteminizin rahatsızlıklarla daha kolay savaşmasını sağlayabilirsiniz.

Hareketsizlik : Vücudumuz bütün gün televizyon ya da bilgisayar karşısında oturmak için dizayn edilmedi!İster ev işi yapın, ister oyun oynayın, ister yürüyüş, ister spor, ister dans… Hiçbir gününüzü hareketsiz geçirmeyin !

Radyasyon : Tamamen hayatımızdan çıkaramayız belki ama en azından telefonu kulaklıkla kullanabilir, mikrodalga fırından sonsuza dek vazgeçebiliriz. Bulaşık, çamaşır makinalarına çalışırken yaklaşmamak, saç kurutma makinasını aralıklı kullanmak, kablolu İnternet’i tercih etmek de zor olmayabilir…

Abur cuburlar : Çoğu gıda katkı maddeleri içerir. Doğal olmayan tüm maddeler bağışıklık sistemini yorar. Yediğiniz abur cuburların tadının damağınızda kalma süresi, sebep olacağı zararların hayatınıza etki süresinden daha kısadır.

Susuzluk : Çoğu kez su içmeyi unuturuz. Günlük iki litre su içmeliyiz.

Yetersiz beslenme : Geçiştirilen öğünler, fast food gıdalar yerine şunu ilke edinelim: Ne kadar renkli sebze, meyve, ne kadar çeşitli et ve ot tüketirseniz o kadar zengin beslenirsiniz !

Hava kirliliği : Elimizden geldiğince trafiğin yoğun olduğu şehir merkezlerinden, üretimin yoğun olduğu sanayi bölgelerinden uzak yerlerde oturalım. Ayrıca haftasonlarını kapalı AVM’ler yerine hava yağmurlu da olsa açık havada geçirmek daha iyi bir tercih olacaktır.

Farkında olunmayan alerjiler : Bunları biorezonans metoduyla öğrenebilir ve tedavisinde de yine biorezonans metodundan yararlanabilirsiniz.

* Paylaştığımız hiçbir bilgi tedavi amacı taşımamaktadır. Web sayfamızda ve e-postalar ile verilen bilgiler ve merkezimizde sunduğumuz çalışmalar bilgilendirme amaçlı olup; tıbbi danışmanlık yerine geçmez. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren durumda lütfen bir tıp doktoruna veya resmi yetkili bir uzmana danışınız.

“Herşey enerjidir ve herşey yalnızca bundan ibarettir. Sahip olmayı istediğiniz gerçekliğin frekansına uyumlandığınızda artık yapacak birşey yoktur o gerçeklik size ait olur.

Bundan başka bir yol yoktur. Bu felsefe değildir. Bu fiziktir.”

Albert Einstein